YorumForum   YorumForum

Geri git   YorumForum > Saç Problemleri ve Saç Dökülmesi > Sakal Sorunları

Share This Forum!  
  

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.02.19, 23:11   #1
Süper Moderatör

 
SEBASTİAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.04.08
Mesajlar: 416
Rep Puanı: 500
Rep Derecesi : SEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of light
SEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of light
Post İdeal Sakal Sıklığı Hakkında


İdeal Sakal Sıklığı Hakkında

sakal ve bıyık erkeklerde önemli bir rolü olan ve simetrik bir biçimde uzayan bir kıl topluluğudur. Genelde ergenlik dönemi olarak da bilinen puberte döneminden sonra zaten önceden ciltte bulunan ancak aktif üretime geçebilmek için gereken biyolojik uyaranları bekleyen kıl folikülleri üretime geçmektedir. Ergenlik döneminde vücutta yaşanan çok sayıda hormonal ve yapısal değişimin tetiklediği androjen hormon artışı sakal oluşumuna neden olmaktadır. Bu sayede erkeğe özgü değişim gerçekleşmekte ve erkeklerde yaşam boyunca varlığını devam ettiren sakal ve bıyık yaşamın sonuna kadar uzamaya devam etmektedir. Sakal ve bıyığın bazı toplumlarda önemi daha fazladır. Bunun nedeni yetişme tarzı, sosyolojik ve psikolojik faktörlerdir. Sakal ve bıyığın etkisi daha çok psikolojiktir ve erkeksi psikolojinin oluşumunda önemli bir rol sahibidir. Öte yandan değişen moda akımları vasıtası ile yaşanan imaj değişimlerinde de saçtan sonra en çok değştirilen obje sakal ve bıyık olmaktadır erkeklerde.

Sakal ve bıyıkların ilk kez çıkmaya başladıkları yaş genelde puberte döneminin sonlarına doğrudur. Bu yaşlarda yüz cildinde kıllanma artmaktadır. Bu kıllanma artışı ilk başta kendisini basit, zayıf ve cılız kıllar şeklinde göstermektedir. Vellus tipi kıllarda çoğalma da gözlemlenen bir diğer husus. Halk arasında ayva tüyü olarak adlandırılan bu kıllanma biçimi, yüz cildinde yaşanacak maskülen değişimin ilk işaret fişeğidir. Tamamen genetik ve hormonal yapı farklılığından ötürü her erkekte sakal ve bıyıkların tamamen belirgin bir hal alma süresi değişkenlik göstermektedir. Bazı vakalarda ergenlik dönemi olarak da bilinen puberte döneminin sonunda sakal ve bıyıklar son derece sık bir biçimde çıkarken, bazı vakalarda bu değişim daha yavaş bir biçimde cereyan edebilmektedir. Ortalama olarak çoğu erkekte 25 yaşına kadar yüz cildinde sakal ve bıyık gelişimi tamamlanmakta ve yetişkin erkek çehresi tamamen ortaya çıkmaktadır. Ender vakalarda azami yaş sınırı 30'a kadar çıkabilmektedir.

İdeal sakal ve bıyık sıklığı kişiden kişiye değişmektedir. Bazı erkeklerde sakal ve bıyık sıklığı fazlayken, bazı erkeklerde bu sıklık azdır ve genel bir seyreklik durumu söz konusudur. Sakal ve bıyık seyrekliği sebebi ile sakal ve bıyık ekimi yaptıran çok sayıda erkek bulunmaktadır dünya üzerinde. Asya devletlerinde saç ekimi olarak da bilinen saç nakli işlemleri kadar sık uygulanmaktadır sakal ekimi olarak da bilinen sakal nakli operasyonları. Sakal ve bıyık varlığı yaşamsal bir gereklilik değildir ancak çoğu erkek psikolojik, sosyolojik ve kozmetik gerekçeler ile sakal ve bıyık seyrekliği ve köselik durumlarında estetik cerrahi yöntemlerine başvurmaktadır. Genel olarak ilerlemiş seyreklik durumu istenen bir tablo değildir ve köselikten sonra en sık estetik cerrahi tedavi endikasyonunu oluşturan sorundur. Bu işlemlerde genellikle ensenin üst bölgesindeki foliküller, sakal kıllarına daha çok benzediği için donör bölge olarak kullanılmaktadır.

Sakal sıklığı, saç sıklığından düşük bir seviyededir. Bazı bireylerde sakal ve bıyığın sıklık derecesi saç kadar yüksektir. Ancak genel popülasyonun çoğunda bu seviye 1 santimetre kare başına düşen saç folikülü sayısından düşüktür. Yüz cildinde sakalları oluşturan kıl foliküllerinin sıklığı 1 santimetre kare başına 10 ila 100 kıl folikülü arasında değişmektedir. 1 santimetre kare başına 10 folikülden az kıl foliülü barındıran kişilerde total veya kısmi köselikten bahsetmek olası bir durumdur. 1 santimetre kare başına 20-80 kıl folilülü arasındaki bir sıklık maskülen bir görünüm için yeterlidir ve normal kabul edilmektedir. Birim ölçeğe düşen kıl folikülü sayısı 10'dan 100'e doğru çıktıkta sakal sıklığı artmaktadır. Yüz cildinde kıl folikülü sayısı fazla olan bireylerin sakal traşı gereksinimleri çok daha fazla olmaktadır. Bu bireylerin, sakal sıklığı düşük seviyede olan bireylere göre daha kısa aralıklar ile sakal traşı oldukları bilinen bir gerçektir. Çünkü sakallar ne kısalıkta kesilirse kesilsin belirginleşme hızları yüksek olmaktadır. Bu durum sebebi birim ölçeğe düşen kıl folikülü sayısının fazlalığıdır.

Saç kadar gür olan sakal ve bıyık da istenmeyen problemlere neden olabilmektedir. Özellikle kıl yapısı sert olan bireylerde kaşıntı, iritasyon, şişlik ve bazı durumlarda yüz cildinde kıl dönmesi gibi problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden her konuda olduğu gibi sakal ve bıyık açısından da ideal olan her zaman için normal seviyede olandır. Bu yüzden sakal bıyık seyrekliği nedeni ile estetik cerrahi kliniklerine başvuran kişilere hekimler temkinli yaklaşmakta ve cilt sağlığı açısından sorun teşkil edebilecek abartılı talepler reddetmektedirler. Ortalama olarak birin ölçeğe düşecek 40-50 foliküllük bir sıklık yeterli kabul edilmekte ve istenen tatmin edici görüntüyü sağlamaktadır. Sanılanın aksine sık traş olmak sakalların gürleşmesini sağlamamaktadır. Söz konusu durum tamamen genetik ve hormonal yapı ile alakalı olup biyolojik saate bağlı olarak da gelişmektedir.

sakal seyrekliği veya köselik gibi sorunlar nedeni ile cerrahi tedaviye başvurmadan önce kapsamlı bir check up programından geçmek ve hormonal veya metabolik bir sorun olmadığından emin olmak gerekmektedir. Eğer her şey normalse duruma göre hekimin önerdiği takviyelerden faydalanmak yararlı olabilmektedir. Cerrahi tedavi sadece bu durumu psikolojik sorun yapmış olan köselerde, sonradan sakal ve bıyık dökülmesi yaşayanlarda ve ileri derecede seyreklik sorunu olanlarda düşünülmelidir.


Kaynak: Yorum Forum


__________________
Paylaştıkça çoğalan tek şey bilgidir.
SEBASTİAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bıyık, bıyık sıklığı, folikül, kıl folikülü, köselik, sakal, sakal seyrekliği, sakal sıklığı, sakal ve bıyık, sakal ve bıyık sıklığı



WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:39.


YorumForum Yasal Haklar Sosyal
facebook twitter youtube google+ feedburner
Powered by vBulletin® Version 3.8.8 Alpha 1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.