YorumForum   YorumForum

Geri git   YorumForum > Saç Problemleri ve Saç Dökülmesi > Erkeklerde Saç Dökülmesi

Share This Forum!  
  

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.07.19, 23:54   #1
Süper Moderatör

 
SEBASTİAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.04.08
Mesajlar: 416
Rep Puanı: 500
Rep Derecesi : SEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of light
SEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of lightSEBASTİAN is a glorious beacon of light
Post Erkeklerde Yaşlanma ile Birlikte Saç Dökülmesi Artar

Erkeklerde yaşlanma ile Birlikte Saç Dökülmesi Artar

Erkekler, yaşamlarının her döneminde genetik ve hormonal donanımlarından ötürü saç dökülmesi için risk taşırlar. Özellikle ailesinde yaygın olarak erkek tipi saç dökülmesi olan Erkeklerde risk, normal popülasyona göre daha da artmaktadır. Bunun temel sebebi yaşlanma ile birlikte vücutta meydana gelen metabolik ve hormonal değişimlerdir. Bu değişimler, vücutta meydana gelen moleküler düzeydeki bozulmanın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Genel olarak yaşlanan erkekte şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet sıklığında artış olmaktadır. Öte yandan kalp ve damar hastalıkları, prostat büyümesi, prostat kanseri, depresyon gibi çok yaygın olarak görülen hastalıklar da yaşlanma ile birlikte sıklığı artan hastalıklardır. Vücutta genel sağlığın bir parçası olan ve vücudun genel sağlık durumundan çok etkilenen saç sağlığı da genel sağlıktaki olumsuz değişimden oldukça negatif şekilde etkilenir. Bu değişimler çok farklı kollara ayrılmaktadır.

Her şeyden önce yaşlanma olgusu bilim dünyasının üzerinde hala tartıştığı ve mekanizmasını tam olarak idrak edemediği komplike bir patolojiler silsilesidir. Hücresel düzeyde programlanmış şekilde başlayan süreç zaman ile tüm doku, organ, kemik yapısı ve hormonları olumsuz etkileyerek yaşlanmaya neden olur. Zamanla anabolik fonksiyonlar azalırken, katabolik fonksiyonlarda artış meydana gelmektedir. Bazı bilim insanları ise bu sürecin programlanmış olmadığı ve canlıların yaşlanmak için doğmadığı hususunda fikir birliğine varmıştır. Bu bilim insanlarına göre canlılar yaşlanmak ve ölmek için doğmamakta ancak oksijenli solunumdan beslenmeye kadar metabolizma ile alakalı tüm süreçlerde gerçekleşen faaliyetler sırasında vücutta biriken atık maddelerin moleküler düzeydeki etkisi ile bu biyolojik eskime süreci gerçekleşmektedir. Bu süreç içinde reaktif oksijen metabolitlerinden, besinler ile alınan kalorinin vücutta yakılmasından ötürü açığa çıkan bazı toksik maddeler sorumlu tutulmaktadır.

Nitekim kimi bilimsel araştırmalarda tüketilen kalori ile yaşlanma hızı arasında korelasyon olduğunu göstermektedir. Sistematik olarak düşük kalori ile beslenen laboratuvar hayvanlarında yaşlanma hızının azaldığı ve daha uzun süre genç kalmanın mümkün olduğu gösterilmiştir. Ancak günlük hayatta insanlar için aynı durumun geçerli olup olmadığı konusunda çeşitli ihtilaflar mevcuttur. Günümüzde aralıklı açlık veya tıbbi oruç kürleri uygulayıp bundan istifade eden milyonlarca insan vardır. Sadece su içmenin serbest olduğu ve uzun süre aç kalma veya çok düşük kalori ihtiva eden sağlıklı besinler ile beslenmenin olumlu neticeler doğurduğu konusunda geniş bir fikir birliği vardır. Bu sayede vücuttan toksinlerin atıldığı, hücresel fonksiyonların düzeldiği, kan şekerinin dengelendiği, beta hücre fonksiyonlarının iyileştiği, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin normal seviyeye geldiği öne sürülmektedir. Birçok hekim de zaman zaman bu tür tıbbi oruç kürlerini uygulamanın faydalı olduğunu beyan etmektedir.

Saçlı deri, vücut sisteminin doğal bir parçasıdır. Vücut içinde cereyan eden her türlü biyolojik hadiseden doğal olarak etkilenmektedir. Vücudu etkileyen sistemik hastalıklar, zehirlenmeler, ilaç yanetkileri gibi türlü hadiseler saçlı deri ve saç foliküllerini de etkilemektedir. En basitinden ağır metal zehirlenmelerinde toplu halde saç dökülmelerinin yaşanması tesadüf değildir. Yahut kemoterapi gibi ciddi ilaç tedavilerinde tepkisel saç dökülmelerinin yaşanması olağan kabul edilmektedir. Benzer şekilde kan değerlerinin bozulduğu, anemi tablosunun geliştiği özel durumlarda da oluşan bu negatif tablodan ilk başta saç folikülleri ve saçlı deri etkilenmektedir. Bu durumun temel nedeni saçlı derinin yoğun miktarda kılcal kan damarı ihtiva etmesidir. Bu kan damarlarında mikrovasküler düzeyde kan dolaşımı gerçekleşmekte ve saç folikülleri bu sayede canlı kalabilmektedir. Kılcal damarlarda gerçekleşen kan dolaşımı sayesinde saç folikülleri ihtiyaç duydukları besin, su, esansiyel yağ ve oksijeni kandan temin etmektedir.

Yaşlanma sistemik ve tüm vücudu etkileyen genel bir tablodur. Vücuttaki her doku, organ ve damar gibi yaşlanma sürecinden saç folikülleri ve saçlı deri de etkilenmektedir. Yaşlanma sürecinde kan yapımı azalmakta, büyüme hormonlarının seviyesi düşmekte, hücresel yenilenme hızı azalmakta, damarlanma ağı zayıflamakta ve hem makrovasküler hem de mikrovasküler kan dolaşımı gerilemektedir. Tüm bu hormonal ve vasküler patolojilerin zincirleme etkisi ile saç folikülleri de olumsuz etkilenmektedir. Saçların eski rengi ve canlılığı kaybolmakta, gençlik yıllarındaki hacmini kaybetmekte, zayıflamakta, koparak dökülmelerde artış olmakta ve tüm bu süreçlerin akabinde alopesi sıklığında artış meydana gelmektedir. Yaşlanmanın bir diğer etkisi ise dokuların ve organların temelini teşkil eden kök hücrelerin sayısında azalma ve bu hücrelerin fonksiyonlarındaki gerilemedir. Bu yüzden eskisi gibi ölen hücrelerin yerine hemen yeni hücreler imal edilememektedir.

yaşlanma süreci bilhassa erkeklerde saç sağlığı üzerinde olumsuz etki göstermektedir. Çünkü erkekler genetik ve hormonal olarak saç dökülmesi açısından risk taşırlar. Yaşlanan erkekte androjen metabolizmasında da değişimler olmaktadır. Total testosteron düzeylerinde azalmak olurken 5 alfa redüktaz aktivitesi hem prostatta hem de saç foliküllerinde armakta ve meydana gelen hormonal patolojinin neticesi olarak erkek tipi saç dökülmesi sıklığında da artış meydana gelmektedir. Tabii bu durum her erkekte meydana gelmemekte ancak toplam erkek popülasyonunun ezici bir çoğunluğunda ortaya çıkmaktadır. Yaşlanan erkeklerde aynı zamanda prostat hastalıkları insidansında da artış olmaktadır. andropoz sonrasında erkeklerin saç dökülmesi sıklığında artış için çeşitli tedaviler uygulanabilmektedir. Duruma göre bu tedavilerden olumlu netice alabilmek de mümkün olmaktadır.

Saç dökülmesi olarak da bilinen alopesi her yaşta ve her kesimden insan için moral bozucu ve sorunlu bir süreçtir. Yaşlanan erkekte bilhassa andropoz süreci akabinde risk artmaktadır. Bu riski azaltmak ise öncelikle genel sağlık durumunu muhafaza etmek, sigara ve alkol kullanımından kaçınmak, diyabet gibi sistemik hastalıklardan korunmak, ideal kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmaktan geçmektedir. Diğer sebeplerden oluşan alopesiler için ise tıbbi yardım almak esastır.


Kaynak: Yorum Forum


__________________
Paylaştıkça çoğalan tek şey bilgidir.
SEBASTİAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alkol, alopesi, androjen, andropoz, diyabet, erkek, erkek tipi saç dökülmesi, genel sağlık, prostat, saç dökülmesi, saçlı deri, sigara, sigara ve alkol, testosteron, yaşlanan erkek, yaşlanma, yaşlanma süreci



WEZ Format +3. Şuan Saat: 18:19.


YorumForum Yasal Haklar Sosyal
facebook twitter youtube google+ feedburner
Powered by vBulletin® Version 3.8.8 Alpha 1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.